Gastroenteroloji ve Hepatoloji

Reflü
Mide asidinin yemek borusuna doğru geri kaçışı ve bunun sonucunda ortaya çıkan göğüs kafesinin arkasında yanma, ağza acı-ekşi su gelmesi, ses kısıklığı, öksürük giib şikayetler oluşturan bir hastalıktır. Gastroözefageal reflü hastalığı ülkemizde erişkinlerde en sık rastlanan kronik hastalıklarından birisidir. Yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bu hastalığın tedavisinde beslenme alışkanlıklarında değişikler yapılması, ideal kiloya gelinmesi faydalı olmakla birlikte ilaç tedavileri önemli yer tutmaktadır.

Ülser
Ülser, mide veya duodenum’un (onikiparmak bağırsağı) mide asidi ve sindirim sıvıları tarafından harabiyeti sonucunda meydana gelen doku kaybıdır. Ülser hastalığı kanama gibi önemli komplikasyonlara sebep olabilir. En önemli risk faktörleri H.pylori isimli, bakteri, non-steroidal anti-inflamatuar türü ağrı kesiciler ve sigaradır. Ülser hastalarında ağrı önemli bir şikayettir. Tedavide mide asit üretimini azaltan ilaçlar kullanılır. Midede yerleşen H.pylori isimli bakteri, ülser hastalığının gelişimine katkıda bulunduğundan tesbit edilen hastalarda antibiyotik tedavileri uygulanır.

Hazımsızlık (Dispepsi)
Hazımsızlık (Dispepsi), yemek sonrası dolgunluk hissi, üst batında ağrı/yanma, şişkinlik gibi şikayetlerle karekterizedir. Bu belirtilerden biri veya hepsi aynı anda bulunabilir. Hazımsızlık oldukça yaygın bir sağlık sorunudur. Gastroenterolog tarafından yapılacak tetkikler sonrasında tedavisi planlanmalıdır.

İshal
İshal, süresine göre akut veya kronik ishal olarak iki gruba ayrılmaktadır. İshali . şikayetinin çok sayıda sebebi olabilir.Akut ishaller 4 haftadan kısa sürer ve genellikle enfeksiyöz nedenlere bağlı oluşur. 4 haftadan daha uzun süreli ishallere kronik ishal denmektedir ve kronik ishali olan bireyler mutlaka ileri araştırma amacı ile bir gastroenteroloji uzmanına başvurmalıdır. Kronik ishalin birçok nedeni arasında irritabl barsak sendromu , çölyak hastalığı, inflamatuvar bağırsak hastalığı (ülseratif kolit-Crohn hastalığı),, ince bağırsakta aşırı bakteriyel çoğalma, , paraziter enfeksiyonlar, sindirim sistemi kanserleri sayılabilir.

Kabızlık
Yaşam kalitesini olumsuz olarak etkileyen ve sık görülen bir sağlık sorunudur. Çok sayıda sebebi olabilir.Dışkılama alışkanlığında yeni bir değişiklik varsa, kilo kaybı, karın ağrısı ve/veya ya dışkılama ile birlikte kan gelmesi durumları görülüyorsa, mutlaka bir gastroenteroloji uzmanına başvurulmalıdır. Çünkü bu belirtiler kolon kanseri için uyarıcı semptomlar olabilir ve bu olgularda bir gastroenterolog tarafından kolonoskopi yapılması gerekir.

Hemoroidler
Hemoroidler anal kanaldaki toplardamarların genişlemesidir. Bu damarlar genişlediğinde kanama-kaşıntı-ağrı gibi belirtilere neden
olabilir. Uzun süreli kabızlıklarda, hamilelik gibi karın içi basıncının arttığı durumlarda gelişimi kolaylaşır. Erken evre hemoroidlerde ilaçla tedavi yapılabilirken, daha ileri evrelerde gastroenteroloji uzmanları tarafından rektosigmoidoskopi uygulaması sırasında değişik yöntemlerle tedavisi sağlanabilir. Daha ileri evrelerde cerrahi gerekebilir.

MİDE BOTOX UYGULAMASI

Botulinum toksini   tıpta değişik alanlarda kullanılan bir madde olup  son yıllarda obezite tedavisinde etkin olarak kullanılmaya başlanmıştır.Midenin  belirlenmiş bölgelerine endoskopik yöntemle uygun miktarlarda uygulanması sonrasında  mide boşalmasında yavaşlama , açlık hormonu salınımının azalması ve sinir uyarılarında oluşan azalma  neticesinde kilo verimine katkıda bulunmaktadır. Besinlerin midede daha uzun süre kalması nedeniyle tokluk  süresi uzar ve daha az gıdayla doygunluk sağlanır.

Botox uygulaması sonrası hastalar  diyet önerilerine dikkat etmelidirler. Diyete  uyum göstermeyen kişilerde istenilen düzeyde kilo  verimi sağlanamayabilir.

Mide botox uygulaması vücut kitle indeksi hesaplamaları sonrasında uygun kişilere önerilmektedir. Endoskopik uygulama  sedasyon altında gerçekleştirilmekte ve yaklaşık 15 dakika sürmektedir. İşlem esnasında ağrı hissedilmez.

İşlem öncesinde mide ve oniki barmak barsağı dikkatle incelenir. Ülser hastalığı olanlarda işlem tedavi sonrasına bırakılır.  Güvenli bir yöntemdir.

Hasta işlem sonrasında  aynı gün içinde hastaneden çıkabilir.  İşlem sonrasında 2. günden itibaren iştahta azalma hissedilmeye başlanır.    Botox uygulaması sonrasında 6. aydan itibaren ihtiyaç duyulduğu takdirde ikinci uygulama yapılabilir.  Belirgin bir yan etkisi olmamakla beraber i

şlem sonrası nadiren hazımsızlık , bulantı veya şişkinlik görülebilir.

İleri derecede obezitesi olan kişilerde, hamilelerde ve emziren  bayanlarda kullanımı önerilmemektedir.

KAPSÜL ENDOSKOPİ

Kapsül endoskopi ucunda mini kamera olan bir kapsülün ağız yoluyla alınarak sindirim sisteminde ilerken aldığı görüntülerin incelenmesi esasına dayanan bir ileri teknoloji yöntemidir. Uygulanması kolay ve güvenilir olan bu yöntemle özellikle ince barsaklar olmak üzere gastrointestinal sistem hastalıklarının teşhisinde önemli ilerlemeler kaydedilmiştir. Merkezimizde kapsül endoskopi yöntemi uygulanmaktadır.